sayfa load
Menü

Nerden Bileceksin ki

Sen, seni nasıl sevdiğimi
Nereden bileceksin ki?
Göğsüne dolan nefes
İnsana neden yetmez?
Odalara sığamamak nedir,
Bütün bir gökyüzü
Nasıl düşer insanın gönlüne,
Nasıl kalır yüreğin
Tüm o yıkıntıların arasında?
Sevdiğinin gözlerine her baktığında
Binlerce kez işkencelere çekilmek
Ve vurulmadan tam orta yerinden
Göğsünü delik deşik etmek nedir,
Sen nereden bileceksin ki?

Sen seni nasıl sevdiğimi
Yâr, nereden bileceksin ki?
Birini düşünmekten kendini unutmak,
Seni asla sevmeyeceğini,
Asla ellerini tutamayacağını bile bile
Birini ölesiye çok sevmek nedir?
Yoldan çıkan yüreğini dizginleyememek,
Bile bile diyorum yâr, bile bile...
Ömrün sessiz bir ölüme sürüklenirken
Fark etmeden şu aklını kaybetmek nedir?
Sen nereden bileceksin ki?

Sen, seni nasıl sevdiğimi
Yâr, nereden bileceksin ki?
Ellerine dokunabilmenin
Cehennem korkusu nedir?
Seni bir daha görememenin
Dehşete düşüren ihtimalini
Nereden bileceksin ki?
İşte sen benim en karanlık azabımsın.
Azabımsın da yâr...
Nereden bileceksin?

Oysa ey yâr, mutluluk
Gözlerinin içine korkmadan bakabilmekti.
Ben gözlerimi açıp sana uyandım,
Uyandım ve
Kanadından vurulmuştu yüreğim.
Yaralandım da kurtulamadım
Beni her gece çektiğin işkencelerden.
Şimdi hiçbir şey olmamış gibi sorma beni.
Sen iki secde arasında
Rabbime zikrettiğimsin!
Ve yâr, şimdi!
Seni düşünürken baktığım gökyüzüne
Asılı kalıyor gözlerim...

Sen, sana nasıl öldüğümü,
Nasıl sevdiğimi, kendimden geçişlerimi,
Aklımı kaybedişlerimi,
Ah uslanmayan şu yüreğimin deliliğini,
Birisini bir ömür beklemeyi
Nereden bileceksin ki?
Bilmiyorsun...
Bilseydin yüreğin titrerdi.
Bilseydin
Kendinden nefret ederdin...

"Hakikat Oruçoğlu / Sustum İşte"