sayfa load
Menü

Nasıl Affetsin Yüreğim

Şimdi sen
Son bir söz dahi söylemeden
Çekip gidiyorsun ya hani,
Seni nasıl affetsin yüreğim?
Başını alıp gitmek kolaydır elbet.
Bir de geride kalmak,
Her şeyi sineye çekerken
Bu şehrin karanlığında
Bir başına kalmak var.
Bu şehir sokak sokak
İşledi seni yüreğime,
Kanayan bir yara gibi.
Sızlayıp duracaksın içimde.

Seninle çocuktum ben.
Aynalara konardı gülüşüm.
Adın geçse dost meclisinde
Derin bir hüzün dolardı içime.
Saatler geçmezdi günlerimden.
İçim içime sığmaz,
Uyuyamazdım geceleri.
Kar yağsa üşümez,
Fırtına kopsa üzerime
Sarsılmaz, yıkılmazdım ben.
Utanırdı yüzüm
Gözlerin düşse yüzüme...

Şimdi sen benim
En kötü alışkanlığımsın artık.
İçimde ışıksız kalan karanlığım,
Düşlerimin en büyük hayal kırıklığı,
Gençliğime ödediğim kefaretimsin.
Ne fark eder şimdi,
Ha sen vurmuşsun beni,
Ha kör bir kurşun saplanmış bağrıma.
Bir damla kanım akmaz,
Dağlansa yüreğim idamlarda.

Korkarım ki
Hep sana yanacak gönlüm.
Bir beddua gibi yapıştın yakama.
Senden vazgeçtim geçmesine de
Söz geçiremiyorum yüreğime.
Şimdi gecelerim
Pusuya yatmış bir düşman gibi
Ruhumu yalnızlıklara sarıyor...
Ağlasam kendi hâlime,
Gülsem, içim kanar içime.

Şimdi sen
Hani ardına bakmadan dahi
Çekip gidiyorsun ya,
Seni nasıl affetsin yüreğim?
Ne fark eder şimdi,
Ha sen yakmışsın kıvılcımları üzerime,
Ha sönmeyecek bir ateş düşmüş yüreğime.
Korkarım ki
Yanıp duracaksın hep içimde.
Söyle şimdi,
Nasıl affetsin yüreğim seni?
Nasıl, nasıl affetsin?

"Hakikat Oruçoğlu / Sustum İşte"