Kiralık tabloların paha biçilmez ahenginde
Siyah beyaz bir resim gibisin.
Vuslatını beklediğim şu kavuşma arefesinde
Sonu gelmeyen bir yol gibisin.
Ömrümün karanlığa batan yalnız gecelerinde
Mehtaba yansıyan bir ay gibisin.
Sorsam gönlümün sana biriken özlemlerinde
Ateşinde yandığım bir köz gibisin.
Çağırsam seni mesafeler ötesinden
Ha geldin, ha gelecek gibisin...
Bir ses duysman gecemin bir deminde
Kalbime sapalanan bir söz gibisin.
Gözlerimi kapatsam hayalinle
İçimde büyüyen bi sır gibisin.
Zamanın yorgun düşen adımlarında
Durdukça yaklaşan bir sis gibisin.
Tutunsam sana, düşmeden önce
Kökünden kırılan bir dal gibisin.
"Hakikat Oruçoğlu / Sustum İşte"