Sahi, ne zaman kaybettim yolumu?
Pusulası bozulmuş bir gemi gibiyim.
Kim incitti kırılmaz dediğim yanlarımı?
Kime nazar etti ki gözlerim?
Körlüğümü dahi göremez oldum.
Sanki bir rüzgâra kapılmış da
Savrulmuşum kendimden çok uzaklara.
Siz bakmayın sessize alınmış hâlime,
İçimde bir fırtınadır her gece kopan.
Odamın soğuk duvarlarına yasladım ömrümü.
Annemin sesi yankılanırken kulaklarımda,
Çocukluğumun mahcubiyetine sığınıp
Her hatamın ceremesini çekercesine
Her birini ömrüme perçinliyorum şimdi.
Bilir misiniz,
Biriktirdiğin tüm hayallerin
Köpürürken içinde
Kendi hayatını
Bir yabancı gibi yaşamanın,
Dibe vurmanın sağır eden uğultusunu,
Nefessiz kalan göğsünde boğulmanın
Ve bir başına çırpınırken
Ta en derinlerde
Ölümün tekrar eden döngüsünü.
Biliyorum,
Bir imtihandır yaşadıklarım.
Bu yüzden kimseye sitem etmiyorum
Kendimden başka.
Bu yüzden gömülüyorum işte,
Kendimden uzakta bir başıma...
"Hakikat Oruçoğlu / Sustum İşte"