Erkekler asil sever, güzel sever,
Ölümüne sever, adam gibi sever.
Kadınlar bilmez içimizdeki depremleri.
Susarız sevdamızın edebinden,
Sanırlar ki sevgi nedir bilmeyiz.
Hâlbuki çok şey söylemek isteriz,
Ama erkeğiz işte, diyemeyiz.
Utanırız sevgimizden değil,
Edebimizden...
Yoksa mahallenin en deli kanlı
Âşığı da biziz,
Şiirlerin en büyük şairleri de.
Roma’yı yakan da biziz,
Bâbil’i fetheden de...
Mecnun da biziz, Ferhat da.
Severiz sevmesine de, söyleyemeyiz,
Utanırız...
Kadınlar zarif sever, güzel değil,
Çok güzel sever, sahiplenir, kıskanır.
Çocukça sever, kadın gibi sever.
Erkekler anlamaz,
Sanırlar ki kapris yaparlar.
Hâlbuki öyle bir sever ki
Uyuyamaz sen nöbetteyken,
Uyuyamaz sen ateşler içindeyken,
Uyuyamaz sen en ufak bir tehlikedeyken.
Annedir o, kadındır, çocuktur,
Narindir, emanettir, masumdur.
Her şeye rağmen
Sadece sevilmek ister.
Erkekler tuhaf görünür bazen size,
Sanırsınız ki kalpsizdirler.
Hâlbuki ne çok severler bilemezsiniz.
Umursamaz sanırsınız,
Öyle değil.
Siz uyuyunca,
Gecenin bir vakti kalkıp
Şükrederler, dua ederler.
Şiirler yazar kalplerine.
Ama iş size okumaya gelince
Utanırlar, diyemezler
Ne çok sevdiklerini.
Bu yüzden şiir gibi severler,
Dokunmadan, usulca,
Zarif bir çiçeği koklar gibi.
Kadınlar gözleriyle sever.
İnanmak isterler her sözünüze,
Yalan da olsa,
Her sözünün hakikatine sığınıp
Teslim olmak isterler.
Aldatmaz hiçbir söz onu ama,
Aldanmış görünmek isterler.
Çünkü şefkat isterler, biraz anlayış.
En çok da
Sizin gözünüzde fark edilmek isterler.
Kadınlar camdan bir çiçek gibidirler.
Hatalarını gizlemezler, utanırlar.
Kusurlarını inkâr etmezler ama
En azından hoş görülsün isterler.
Öyle güçlü değillerdir aslında,
Size öyle görünmek isterler.
Çok sever kadınlar, çok.
Ağlayarak sever.
Ağlarken bile
Gözyaşlarını gülerek silerler.
Masumca, tertemiz severler.
Çünkü kadınlar
Bir kere yaşarlar...
Bir kere severler...
Bir kere ölürler...
"Hakikat Oruçoğlu / Sustum İşte"