sayfa load
Menü

Düş Artık Yüreğimden

Buruk bir tebessümdü bendeki,
Sen uzaktın, aşkın ise çok uzak,
Kırıktı kolum kanadım,
Ellerine susuzdu ellerim.
Gözlerin uzaktı, yoktun işte,
Ben ise sevdana yoksul.

İlk yüreğimden yaralandım.
Zamanla iyileşir dediler.
Ne zaman geçmek bildi,
Ne sızlayan yaralarım.
Geçip giden günlerin peşinde
Asılı kaldı gülüşlerim.

Sevdayı bilmezsin sen,
Yüreği yetiyorsa sever insan.
Öyle bir kök saldın ki ömrüme,
Sen hayatımın buz tutmuş yanı,
İçimde büyüyen çığlıkların feryadısın.
Gecelerimin hüzne saran karanlığı,
Aklını kaçırmanın yalnızlığısın.

Düş artık yüreğimden,
Düş ki son bulsun artık
Dinmeyen bu sancılarım.
Sen karanlık bir zindana
Mahkûm edilen müebbetim,
Sen sessizliğimin çıldırtan uğultusu,
Uykularımın tahrip edilen yanısın.

Üzerimde bir hâl var bugün,
Bir fırtına gibi,
Pusuda bekliyor hüzün.
Sanki bulutlar sarmış gökyüzümü.
Güneş batmış üzerime,
Ay gecemin karanlığına küs.
Siyah beyaz bir resim gibi,
Gördüğüm her şeyin rengi solmuş.
Her şey sırtını dönmüş yüzüme.
Olmuyor işte, yoksun ama
Gidemiyorum senden uzak hiçbir yere.

Bir veda sakladım sana,
İçinde kabuk bağlayan yaralarım var.
Belki şaşarsın kendi zulmüne,
Bil ki isyan etmedim kaderime.
Yaşıyorum acılarımın gölgelerinde.
Sanki bir matem çökmüş sokağıma.
Herkeste bir suskunluk var bugün.
Sanki bağrımı delip geçecek
Derinden bir ağıt yakıyor gönlüm.
Uzaktan uzağa sönen bir ışık gibi
Kaybolup gidiyorsun gözlerimden.

 

"Hakikat Oruçoğlu / Sustum İşte"