sayfa load
Menü

Fâili Meçhul Gidişin

Gönlümdeki kelepçeyi kırdım bu gece.
Sensizlikte alamadığım her nefeste,
Yeniden özgürüm artık.
Avuçlarımda biriktirdiğim dualara,
Bağrımda açtığın yaraları
Harmanladım bu gece.
Ve anladım ki,
Zulmün kemâle erdi bu gece.

Sebepsiz değildi bekleyişlerim.
Zihnimdeki belli belirsiz suretin
Beynimi kemiren bir ur gibi
Saplandı uykularımın tam ortasına.

Seni sevmek
Birinci derece cinayetti.
Üzerime yıktılar
Fâili meçhul gidişini.
Kalbimi delik deşik ettiğin
Olay mahallinde
Hiçbir kanıt bulunamadı.
Adımı aranıyor diye
İlan duvarlarına astılar.
Görüldüğü yerde diye başlayan
Haberler yayıldı dört bir yana.
İhanete uğrasın diye
Ödül koydular başıma.

Sanki asırlardır
Unutulmuşum karanlık dehlizlerde.
Gün ışığına kör olmuş gözlerim,
Teşhis edilemeyen yüreğimde
Seni sevdiğime dair deliller aradılar.
Ezip geçtiğin sevdamızın üzerinde
Silinip gitmişti ayak izlerin.
Görüldü diye mühür bastılar
Kalbimin kapılarına.
Giderken peşinde bıraktığın
Tutulmamış yeminlerinin kefaretine
Mahkûm edildi ruhum.

Bıçaklar kesmedi de boynumu,
Diri diri sensizliğe gömüldüm.
İbretiâlem olsun diye
Kurban edildi yüreğim.
Dün ve bugün arasına sıkıştı hayatım.
Santim santim çekildim işkencelere.
Ömrümü parçalara ayırdılar,
Kor kuyulara atıldım.
Üzerime kefen diye gerildi karanlık,
Ölüm ve yaşam arasında
İçten içe çürüyen bir ceset gibi
Soğuk bir musalla taşına
Adını sayıklarken uğurlandım.

"Hakikat Oruçoğlu / Sustum İşte"