Al işte,
Yine uyku tutmuyor gözlerim,
Senin yüzünden.
Ne yana dönsem göğsüm daralıyor,
Ne gönlüm söz dinliyor, ne aklım.
Bir sigara dumanıyla tükeniyorum,
Ateşine, külüne teslim ediyorum
Bütün kederimi.
Yok, olmayacak böyle.
Çıkıp sokaklara, arşınlamalıyım geceyi.
Dizlerine sarılmış bir çocuk hüznüyle,
Sevdim ben seni.
Üşüyorum kaldırım köşelerinde.
Bir ağacın dalına takılı kalmış yüreğim.
Bu benim türküm,
Her mısrası sensizliğe yakılmış...
Her mısrası gönüllü içimin sızısına...
Biliyorum, ben hep uykusuz gecelerimin
Beni esir alan yalnızlığına mahkûmum.
Bağışla beni,
Seni gizliden gizliye sevdiğimi
Söyleyemedim hiçbir zaman.
Gözlerine her baktığımda,
Tutuluyordu dilim.
Bu yüzden
Hep bir utanmışlığın bahanesine sığındım.
Gece karanlık, solgun, soğuk ve yalnız...
Yağmur yağıyor sokağıma,
Sırılsıklam bir aşka bedellenmişken
Yüreğim üşüyor, titriyor ellerim.
Şimdi her şeye karşı yorulmuşken ben
Bir bilsen
Seni ne çok bekledim yokluğunda.
Bir kâbusun tekrar eden döngüsündeyim.
Sen giderken umursamadan,
Ardından hüznün kaldı gecelerime.
Ardından içimi dağladım kederinle.
Biliyorum, dinmeyecek bu sızı,
Dinmeyecek sesinin yankıları.
Ve yokluğunda
Bitmeyecek gecemin karanlığı.
"Hakikat Oruçoğlu / Sustum İşte"