Sevdiğim,
İçimdeki tatlı sızım,
Kanayan her bir yanım,
Çaresizliğim, gücenmişliğim,
Üşüyen soğuk gecelerimde
Karanlığa serpilmişliğim.
Kavuşur muyuz deme,
Ben ömrümü sana kenetlemişim,
Sende yaşayıp
Sende ölmeye ahd etmişim.
Sevincim, kederim,
Çölünde kaybolduğum,
Kendimden geçmişliğim...
Neşe kaynağım, üzüntüm, gülüşüm.
Gökyüzünde parlayan yıldızım,
Gönlümün hüzün çiçeği,
Adını ezbere kalbime yazdığım,
Gözüme perdeleniyor yüzün...
Ömrümün bahar yağmuru,
Ufkunda kaybolduğum,
Çorak topraklarımın mehtabı,
Sırma saçların örtünüyor gözlerime.
Ah o gülüşün, o gülüşüne,
Bin kez ölüp bin kez yandığım,
Arkasından günlerce ağladım...
Uykusuzluğum, sarhoşluğum,
Gülüşünde can bulduğum,
Ben senin sevdana yangınım.
Gözlerimin gülüşü,
Can ağrım, iki gözüm,
Sol yanım sana vurgun,
Saçının teline,
Bakışına kurban olduğum,
Hasretiyle sabahladığım,
Kendisinden bir türlü gidemediğim,
Kendisinde kalamadığım,
Acıyan yanlarıma üflediğim nefesim.
Sevdiğim,
Yeniden doğmuşluğum,
Çocukluğum,
Her gün sevdasına
Yeniden tutuşmuşluğum,
Körlüğüm, aydınlığına yürüdüğüm,
Hüzünlü gülüşüne öldüğüm,
Seni, ah bir bilsen,
Seni ne çok seviyorum.
"Hakikat Oruçoğlu / Sustum İşte"