Duyuyor musun,
Sana sesleniyorum.
Oralarda bir yerde bıraktım
Sana ait olan tüm hatıralarımı.
Şimdi çekip gitme vaktidir.
Uykularımın sarhoşluğunda
Bu sokakların karanlıklarını,
Bu şehrin yalnızlığını
Sana terk ediyorum.
Sana kalsın çaresiz haykırışlarım.
Uykusuz nice geceleri yaşadım.
Bu sokaklar tanır, bilir beni.
Artık hüzünlü değil gecelerim.
Uslanmaz bir gamsızlığın
Tababet-i ruhiyesindeyim.
Sen varken
Artık boğuluyorum bu şehirde.
Bir yerlerde unuttum kendimi.
Yoruldum her şeyden.
Bitkisel bir rüyada
Asılı kaldı düşlerim.
Tutsak edildi ruhum.
Bir başıma çekildim işkencelere.
Bencil ve zalimdi tüm sözlerin.
Yüreğim buruk,
Gönlüm her şeyine kırgın.
Yoruldum seni sevmekten,
Merhametsiz gözlerinden.
Söyler misin insan nasıl yaşar
Hicrana bulanmış bir kalp ile?
Nasıl nefes alır
Boğazında biriken düğümler ile?
Bilirim dokunmaz sana hiçbir intizarım.
Anlamı yok nasılsa acıyan yanlarımın.
Biliyorum ıslah etmez seni
Ne dualarım
Ne kahırlarım.
Henüz uykuda iken tüm şehir
Sabah olmadan
Duymadan sesimi hiç kimse
Gidiyorum bu şehirden.
Heybemde yüklü kederler.
Sana kalsın vedalar,
Sana kalsın bu şehir.
Gün gelir utanırsan aynalardan
Belki vicdanın ele verir seni.
Yargılanırsın baktığın her yerde.
Sana kalsın özürlerin.
Affetmiyor işte,
Affetmiyor yüreğim.
"Hakikat Oruçoğlu / Sustum İşte"