Tükendik değil mi?
Sanki bir güzergâhın
Son durağındayız.
Bu yolculuk
Vedalaşmadan bitecek gibi.
Geriye bakmadan
Uzaklaştık sanki birbirimizden.
Kalbimizden söküp atmış gibiyiz
Karşılıklı büyüttüğümüz her şeyi.
Mutluluk bir ütopyaydı.
Hayallere kiralanmıştı geceleri.
Her şeyi bir yalanın omuzlarına yükleyip
Öylece peşine düştük ayrılığın.
Seni bilmiyorum,
Kendimce bir hesaplaşma içindeyim.
Hatırladığım son şey
Gözlerindeki donuk bakışların.
Sanırım kırıldıkça eksildik içimizde.
Kaç zamandır
Bir şeyler hep anlamsız.
Dilimizden dökülen sözlerin tadı yok.
Anlamı olmayan bir kelime gibi
Karşılıksız kaldı
Sesimizin yankıları.
Dönüşü olmayan gidişlerin
Rüzgârları esti üzerimize.
Sen gidince
Sanırım içim burkulacak.
Sanırım, sen de üzüleceksin.
Karma karışık bir düğüm gibi
Nasıl geldiysek bu hâle.
Umut yok, biliyorum çözülmemize.
Seninle kurduğumuz her hayal
Direncini yitirmiş bir dava gibi
Kavgasına yenik düştü sevdanın.
Bir başına kalınmışlığa
Mahkûm ettik kendimizi.
Bir şiirin mısralarına yazıyorum seni.
Nedendir bilmiyorum
Hüzünlüyüm biraz.
Hangi aldanmışlığın vehmine yenildik,
Bilmiyorum.
Sonu gelmemiş bir hikâye gibiyim.
Hâlimi anlayacak izanın yok.
Şimdi gidebilirsin.
Nasılsa baştan aşağı kaybettik.
Nasılsa iyileşmeyecek yaralarımız.
Ben sensizlikte bulacağım kendimi,
Sen bensizlikte anlayacaksın
Özlemeyi...
"Hakikat Oruçoğlu / Sustum İşte"