sayfa load
Menü

Sorma Bir Şey

Bir varmışım bir yokmuş,
Ha varmışım, ha yok.
Sonu sende bitmeyen,
Her yolun sonu uçurum.
Ve bitmiyorsa bu yolun sonu da sende,
Bu rüyadan uyandırma beni.

Sorma bir şey, seni anlatamam.
Bir tutukluluk hâlindeyim.
Utanırım, ağlayamam, konuşamam.
Ve bu yüzdendir kendime sitemim.
İşte bu yüzdendir,
Seni her gece kalbime sarınıp,
Her sabah kaybedişim.
Her güne sensiz uyanışımsın...

Utanırım, sorma bir şey.
Gözlerimin içine bakıp anlasan olmaz mı?
Hiçbir şey sormadan,
Usulca dokunsa bakışların yüreğime,
Söylesene, olmaz mı?

Hani her yara zamanla iyileşir derler ya,
İçimde zamanla geçmeyen yaralarım var.
İçimde zamanın iyileştiremediği
Ağrılarım var benim.
Sen, ömrümün en büyük çaresizliğisin.
Sen, her gece uykusuzluğuma sebep olan,
Her sabah karanlığa uyanışım.
Sen, kırılmışlığım, tedirginliğim,
Camdan yapılmış yanlarımsın.
Sen, bağrımın en hüzünlü ahısın.

Utanırım, sorma bir şey.
Usulca sokulup o zarif bakışınla
Kollarımdan tutup sarılsan,
Gözyaşlarımı silmeden bıraksan,
Son nefesim gibi sevsem seni,
Olmaz mı?

Bir yıldırım düşürsen yüreğime,
Gelişinin ışığından küle dönsem.
Bir bir devrilse ulu çınarlar
Gövdesi üzerine.
Bıraksan da senin için
Ölsem, ölsem dirilsem...
Söyle, olmaz mı?

"Hakikat Oruçoğlu / Sustum İşte"