sayfa load
Menü

Soğuk Bir Elveda

Her şeyi anladı da gönlüm,
Bir kendimi anlatamadım kimselere.
Kayboldum ince düşüncelerde,
Bir kendim bulamadım yolumu.
Hani sözün bittiği yer vardır,
Konuşmak istersin de dilin tutulur.
Sonra ince bir elekten geçersin.
Haram olur gözlerine uykular.
Her geceyi yeniden
Bir sabahla karşılarsın...

Attığın her adım yalnızlığa çıkar,
Düşer bir odanın kapısında,
Boynuna dolanır kolların.
Aldığın nefes boğar seni.
Duyguların boz bulanık
Bir suya dönüşür.
Hayat şizofren bir masaldır artık.

Kelimeler ile anlatamadığım her şeyi
Yalın ayak bir yalnızlığa terk ediyorum.
Yolumun sonu karanlık,
Kırılan bir hayale döndü umutlarım.
Gönlümde sonsuz bir ızdırabın
Çengeline takılmış izleri kaldı.

Varlık ikliminde yanarken yüreğim,
Kar yağıyor üzerime.
Ellerim üşüyor,
Soğuk bir elvedaya büründü sözlerim.
Bilirsin, suskunluğu en iyi ben bilirim.
Ağlamaz, dilsizdir gözlerim.
Bilirsin, üzülmeyi en iyi ben bilirim.

Kirletilmemiş baharları özledim,
Yağmur kokan çocukluk sevinçlerimi.
Âşık olmak kadar zordu büyümek.
Ve bir de masumsa düşlerin,
En dirençli çağında yaşlanırsın.

Rüzgârlar geçer ömründen,
Alır götürür sorgusuz sualsiz.
Gücün yetmez “dur” demeye.
Her bir zerren zamana meydan okur.
Ruhundan kopan her bir parça
Dağılır gider mazinin çöllerine.

"Hakikat Oruçoğlu / Sustum İşte"