Gittim ben hayatından, gözün aydın...
Bu sana son inanışımdı,
Senden yana son yaralanışım...
Sana sevgiyi yanlış öğretmişler gülüm.
Sevgi sevdiğini incitmek değildir.
Sevdiğine her seferinde sitem etmek,
Kırılgan tavırlar sergilerken
Bir yandan kırmak değildir.
Ben senden gittim artık.
Varsın gereksiz kaprislerin sende kalsın.
Ben seni kanayan yanlarıma...
Merhem olasın diye sevdim, eziyet değil.
Sana ömrümü sunuyorum diyorum, sen
Tozdan dumandan bahaneler üretiyorsun.
Anladım diyorsun, bir anda değişiyorsun.
Yoruldum kendimi sana anlatmaktan.
Kendinle bir başına otur da bir düşün.
Ben senden
Daha mı az sevdim zannediyorsun?
Her gün seni kaybetmenin eşiğinde,
Belki de kaybedeceğimi bile bile
İçimi acıta acıta sevdim ben seni.
İnsan sevince biraz özen gösterir.
Ufacık bir umuda tutunuyorum,
Tutup onun kökünden kopartıyorsun.
Gözlerinle şahit olmasan
Uykusuz gecelerime
Belki kendine bir bahane bulursun...
Şimdi her şeyi sana bırakıyorum,
Ben biraz huzur arıyorum.
Sana göre hava hoş olmasaydı
Bu kadar pervasızca davranıp
Konuşurken söylediklerine
Biraz dikkat ederdin.
Çıkıp şimdi kendince sebepler uydur,
Sevmiyordu de, sevseydi gitmezdi de,
Korktu de, uydur işte bir şeyler...
Söylediklerin ancak kendini teselli eder.
Ben gittim artık, hoşça kal hayatında.
Ben dün neredeysem, hâlâ oradayım.
Bir yanım hep eksikti zaten,
Ne gereği var güzelim,
Bir verip on alacaksan,
Ben de tükenmeyecek bir maden değilim.
Sevdin mi eksiltmeyeceksin,
Tüketmeyeceksin.
Kaprisler, vehimler,
Sebepsiz yere sitemler etmeyeceksin.
Sana oturup gönlün hoş olsun diye
Sahte hikâyeler anlatacak kadar
Ucuz bir roman değil benim kitabım.
Yolun da bahtın da açık olsun,
Ben artık gittim güzelim...
"Hakikat Oruçoğlu / Sustum İşte"