sayfa load
Menü

Artık İki Yabancıyız

Artık iki yabancıyız.
Belki de artık iki yaralı,
Hani her şeyin ilkimi değişir,
Sonra sonbahar gelir
Çöker ya üzerine yaprakların,
Hüzün sarar her şeyi,
Her şeyin tadı değişir,
Rengi değişir,
Biz değişiriz.

Sana yazıyorum, ellerim titriyor.
Bu satırları okurken anlayacaksın.
Sanırım biraz değil,
Çok üzüldüm.
Kalbim kırıldı kırılacak değil,
Yerinden çıkacak gibi.
Üzerime çöktü gece,
Üzerime çöktü kederin,
Bir suskunluk çöktü üzerime,
Acıtan bir şeyler var,
Tekrar edip duruyorum kendimi.

Kendimle kavga hâlindeyken dahi
Tam "evet tamamlandım" dediğim anda
Aniden sustu ve bıçak gibi kesti gidişin.
Eksildim tamamladığın yanlarımdan.
Aslında biliyordum gideceğini,
Eksik kalacağımı,
Darmaduman olacağımı,
Biliyordum,
Kendime itiraf etmekten
Korktuğum gibi...

Sen ey delice sevdiğim, hatırla
Sanki parmak uçlarımız değse birbirine,
Kıyamet kopacak gibiydi.
Sanki bir deprem yayılıp altımızdan
İçeri çekecek gibiydi.
Şimdi yenik düştük birbirimize,
Kendi yıkıntılarımızın altında kaldık,
Zaman üzerimize örttü tüm mazimizi.

Bir yetim gibi azarlanırken,
Önce bir fırtına koptu içimde,
Sonra, sonrası işte bu haldeyim,
Biraz kırgın, biraz yaralanmış, değil
Her şeyin en şiddetli hâlinde
Haksız değildin, olmayacak deyişinde,
Haksız değildim,
Gideceksin biliyorum dediğimde.

"Hakikat Oruçoğlu / Sustum İşte"